sabato 15 novembre 2025

AB uzun süreli ikamet izninin iptali: Lombardiya Bölgesel İdare Mahkemesi Dördüncü Dairesinin 3 Nisan 2025 tarihli (28 Mayıs 2025’te yayımlanan) kararına ilişkin değerlendirme Avukat Fabio Loscerbo

 AB uzun süreli ikamet izninin iptali: Lombardiya Bölgesel İdare Mahkemesi Dördüncü Dairesinin 3 Nisan 2025 tarihli (28 Mayıs 2025’te yayımlanan) kararına ilişkin değerlendirme

Avukat Fabio Loscerbo


Özet

Lombardiya Bölgesel İdare Mahkemesi Dördüncü Dairesinin 3 Nisan 2025 tarihli ve 28 Mayıs 2025 tarihinde yayımlanan kararı, göç hukukunun temel konularından biri olan AB uzun süreli ikamet izninin iptaline ilişkin önemli bir değerlendirme fırsatı sunmaktadır. Güvenlik politikalarının giderek sertleştiği bir dönemde Mahkeme, yabancının sosyal tehlikeliliği, kamu düzeninin korunması ve İtalya’daki aile bağları ile entegrasyon düzeyi arasındaki hassas dengeyi incelemektedir.


1. Hukuki çerçeve ve bireysel değerlendirmenin önemi

1998 tarihli 286 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesi, AB uzun süreli ikamet izninin verilmesi, reddi ve iptalini düzenlemektedir. Maddenin dördüncü fıkrası, idarenin farklı unsurları birlikte değerlendirmesini zorunlu kılar: adli sicil, davranışın niteliği, ikamet süresi, aile bağları ve sosyal ile mesleki entegrasyon.

Yedinci fıkra ise bu kriterleri iptal sürecine genişleterek kamu yararı ile bireyin çıkarları arasında dikkatli bir denge kurulmasını şart koşar. Anayasa Mahkemesi ve idari yargı, her türlü otomatik işlemi daima reddetmiş ve somut, güncel ve orantılı bir bireysel değerlendirmenin zorunlu olduğunu vurgulamıştır.

Özellikle önem taşıyan, Anayasa Mahkemesinin şu tespiti olmuştur:
“yabancının sosyal tehlikeliliğine ilişkin değerlendirme yalnızca ceza mahkûmiyetine değil, birden fazla unsura dayalı ayrıntılı bir gerekçe içermelidir”
(Anayasa Mahkemesi, 27 Mart 2014 tarihli, 58 sayılı karar).

Aynı şekilde, Avrupa Birliği Adalet Divanının 3 Eylül 2020 tarihli C-503/19 ve C-592/19 sayılı birleştirilmiş davalarına ilişkin kararı, mahkûmiyetin tek başına uzun süreli ikamet statüsünün reddi veya iptali için yeterli olmadığını; suçun niteliği, güncel tehlike, ikamet süresi ve bağların gücü gibi unsurların bireysel olarak incelenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.


2. Somut olayın gelişimi ve Mahkemenin değerlendirmesi

Somut olayda, uzun yıllardır İtalya’da yaşayan ve aile bağları bulunan yabancı, adli sicil kaydı gerekçe gösterilerek uzun süreli ikamet izninin iptal edilmesine karşı dava açmıştır. Yabancı, idarenin otomatik şekilde hareket ettiğini ileri sürmüştür.

Ancak Mahkeme, idari dosyayı inceledikten sonra idarenin kapsamlı bir değerlendirme yaptığını tespit etmiştir: suç davranışının niteliği, cezanın infazından sonra devam eden ilişkiler, gelir kaynaklarının değerlendirilmesi, genel davranış ve aile bağlarının analizi. Mahkeme, mevcut sosyal tehlikelilik değerlendirmesinin mantıklı olduğunu ve bu olayda kamu düzeninin korunması yönündeki kamusal menfaatin ağır bastığını belirtmiştir.

Mahkeme ayrıca, Avrupa Birliği hukukunun gerektirdiği “karşılaştırmalı değerlendirme” yükümlülüğünün bu olayda şeklen değil, gerçekten yerine getirildiğini açıkça ifade eder.


3. Geleneksel içtihat çizgisiyle uyumlu eleştirel değerlendirme

Karar, kamu düzeninin korunmasına öncelik tanıyan ve otomatik işlemleri reddeden yerleşik içtihat çizgisiyle tamamen uyumludur. Mahkeme bir yandan bireysel değerlendirme ilkesini teyit ederken, diğer yandan idarenin tehlikelilik takdir yetkisini geniş bir çerçevede kabul etmektedir.

Pratik açıdan bu karar, savunmanın entegrasyon düzeyini, ekonomik istikrarı ve aile bağlarını detaylı ve belgelendirilmiş biçimde sunmasının önemini bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu unsurlar, uygun biçimde ortaya konulduğunda davanın seyrini önemli ölçüde etkileyebilir.


4. Sonuç

Lombardiya Bölgesel İdare Mahkemesinin 3 Nisan 2025 tarihli ve 28 Mayıs 2025’te yayımlanan kararı, kamu düzeninin korunması ile uzun süreli ikamet hakkına sahip yabancıların güvenceleri arasındaki dengeyi yeniden teyit etmekte; bunu yaparken hem Anayasa ilkelerine hem de Avrupa Birliği Adalet Divanının yönlendirmelerine sadık kalmaktadır.

Karar, AB uzun süreli ikamet izninin iptali için kapsamlı ve çok yönlü bir gerekçelendirme gerektiğini; sosyal tehlikeliliğin somut ve güncel olduğu durumlarda ise aile bağları ile entegrasyonun üstün gelemeyeceğini açık biçimde ortaya koymaktadır.


Avukat Fabio Loscerbo

Nessun commento:

Posta un commento

New on TikTok: Residence permit denied by the Police but granted by the Court: a job and real integration are enough for special protection Welcome to a new episode of the podcast Immigration Law. My name is lawyer Fabio Loscerbo, and today we address a very practical issue: what happens when the Police deny a residence permit, but the Court overturns that decision. We are talking about a judgment of the Court of Bologna, case number 591 of 2025, concerning the recognition of special protection . The Police had denied the permit, arguing that the applicant had not demonstrated sufficient integration. This is a very common reasoning in practice: authorities often expect an almost “perfect” level of integration, as if a foreign national had to prove complete and definitive social inclusion. The Court takes a different approach, one that is more consistent with the law and recent case law. It clearly states that full integration is not required. What matters is a serious and concrete path of integration, even if it is still ongoing. In this case, the applicant had a stable job, an income, had attended language courses, and had been living in Italy for several years. All these elements, taken together, show real social integration. At this point, a key legal principle comes into play: the right to private life under Article 8 of the European Convention on Human Rights. This concept does not only concern family ties, but also includes social relationships, work, and the life a person builds over time. The Court states that removing a person in such circumstances would mean uprooting them and seriously affecting their fundamental rights. It also adds an important point: if there are no concerns related to public safety or public order, the State’s interest in expulsion becomes weak. The outcome is clear: the Court recognizes the right to a residence permit for special protection, valid for two years, renewable and convertible into a work permit . The message of this decision is straightforward: if a person works, integrates, and builds a life in Italy, this reality cannot be ignored. And this is exactly where the future of immigration law will increasingly be decided. Thank you for listening, and see you soon for a new episode of Immigration Law.

https://ift.tt/r7DH6df